30 Temmuz 2026 Perşembe · İzmir 33°C, Açık

İZMİR'DE BUGÜNKentin nabzı, doğru haber

Yaşam

Diyabetli çocuklar yazın denize girebilir mi? Uzmandan ailelere önemli uyarılar

Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Arzu Jalilova, doğru planlama yapıldığında diyabetli çocukların yaz aylarında denize girebileceğini, spor yapabileceğini ve arkadaşlarıyla oyun oynayabileceğini belirterek ailelere kan şekeri takibi ve insülin saklama konusunda uyarılarda bulundu.

Yazar: İzmir De Bugün Editör Ekibi2 dk okuma

Yaz tatili birçok aile için deniz, kum ve açık havada geçirilen uzun günler anlamına gelirken, diyabetli çocuğu olan ebeveynler bu dönemde daha temkinli davranıyor. Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Dr. Arzu Jalilova, doğru bir planlama yapıldığında diyabetli çocukların denize girmesinin, spor yapmasının ve yaşıtlarıyla birlikte oyun oynamasının önünde herhangi bir engel bulunmadığını vurguladı. Uzmana göre asıl önemli olan, sıcak havanın ve fiziksel aktivitenin vücut üzerindeki etkilerini bilerek önlem almak.

Sıcak hava, diyabetli çocuklarda kan şekeri düzeylerinde beklenmedik dalgalanmalara yol açabiliyor. Dr. Jalilova, yoğun fiziksel aktivite ile birleşen sıcak havanın hipoglisemiye, yani kan şekerinin tehlikeli şekilde düşmesine zemin hazırlayabileceğine dikkat çekti. Bunun tam tersi bir risk de su tüketimiyle ilgili: Yeterli miktarda su içilmediğinde kan şekeri düzeyinin yükselebileceği belirtildi. Bu nedenle yaz aylarında hem hareketliliğin hem de sıvı alımının kan şekeri üzerindeki etkisinin göz ardı edilmemesi gerekiyor.

Bu riskleri en aza indirmek için uzman, belirli anlarda mutlaka kan şekeri ölçümü yapılmasını öneriyor. Buna göre çocuklar denize girmeden önce ve sonra, uzun süreli oyun aktivitelerinden önce, spor yapmadan önce, yolculuğa çıkmadan önce ve kendini iyi hissetmediği her durumda ölçüm yapılmalı. Bu basit ama düzenli kontrol alışkanlığı, olası bir düşüşün ya da yükselişin zamanında fark edilip müdahale edilmesini sağlıyor.

Hipoglisemi belirtilerinin tanınması da ailelerin dikkat etmesi gereken bir diğer önemli konu. Terleme, titreme, ani acıkma hissi, baş dönmesi, solukluk ve dalgınlık gibi belirtiler kan şekerinin düştüğüne işaret edebiliyor. Dr. Jalilova, özellikle küçük yaştaki çocukların yaşadıkları bu hissi doğru şekilde ifade etmekte zorlanabileceğini hatırlatarak, ebeveynlerin ve çocukla vakit geçiren yetişkinlerin bu belirtilere karşı tetikte olması gerektiğini vurguladı.

Yaz aylarının sıcağı, çocukların kullandığı insülinin saklama koşullarını da etkiliyor. Uzmana göre insülin kesinlikle doğrudan güneş ışığına maruz bırakılmamalı. Yolculuklarda insülinin soğutucu çantalarda taşınması öneriliyor, ancak bu sırada insülinin buz aküsüyle doğrudan temas etmemesine de özen gösterilmesi gerekiyor; çünkü aşırı soğuk da insülinin etkinliğini bozabiliyor. Ailelerin evden çıkmadan önce hazırladıkları diyabet çantasında da belirli malzemelerin eksiksiz bulunması gerekiyor: kan şekeri ölçüm cihazı veya sensör, insülin, kalem ucu ya da pompa seti, hızlı etkili karbonhidrat kaynakları, ara öğünler, su, keton ölçüm malzemeleri ve acil durumlarda kullanılacak bilgi notları bu çantada yer almalı.

Dr. Jalilova, diyabetli çocukların sosyal yaşamdan koparılmaması gerektiğinin de altını çizdi. Uzman, dondurma gibi yaz mevsiminin vazgeçilmez lezzetlerinin çocuğun beslenme düzeninden tamamen çıkarılmasının doğru bir yaklaşım olmadığını belirtti. Ona göre uygun planlama yapıldığında çocukların istediği gıdalar da beslenme programına dahil edilebiliyor. Bu yaklaşım, diyabetli çocukların yaz tatilini yaşıtlarından farklı geçirmek zorunda kalmadan, hem güvenli hem de keyifli bir şekilde değerlendirebilmesinin yolunu açıyor.

Kaynak: Ege Telgraf

İlgili Haberler