11 Eylül 2026 Cuma · İzmir 18°C, Açık

İZMİR'DE BUGÜNKentin nabzı, doğru haber

Kültür & Sanat

Çeşme'nin derinliklerinde bambaşka bir dünya

Çeşme'de yaklaşık 15 dalış noktasında batıklar, doğal mağaralar ve yapay resifler dalış tutkunlarını ağırlıyor; bölgede 1999'dan bu yana faaliyet gösteren dalış eğitmeni Erdinç Ergün su altı zenginliklerini anlattı.

Yazar: İzmir De Bugün Editör Ekibi2 dk okumaÇeşme

Türkiye'nin uluslararası tanınırlığa sahip turizm markalarından Çeşme, sadece berrak koyları ve plajlarıyla değil, deniz yüzeyinin altında sakladığı zengin ekosistemle de dikkat çekiyor. İlçe sınırları içinde yaklaşık 15 farklı dalış noktası bulunuyor; batıklardan doğal mağaralara, yapay resiflerden renkli deniz canlılarının yoğun olduğu bölgelere kadar geniş bir yelpaze, hem amatör hem profesyonel dalgıçları Çeşme'nin sularına çekiyor.

Bölgede 1999 yılından bu yana faaliyet gösteren Derin Doğa Dalış Merkezi'nin sahibi, dalış eğitmeni Erdinç Ergün, Çeşme'nin su altı dünyasını yakından tanıyan isimlerden biri. Ergün, yıllardır bölgedeki dalış noktalarını eğittiği öğrencilere ve ziyaretçilere tanıtıyor, Çeşme'nin denizaltı zenginliklerinin zamanla nasıl bir cazibe merkezine dönüştüğünü anlatıyor.

Bölgenin en bilinen dalış noktalarından biri, 2004 yılında bir fırtına sırasında batan ve şu anda 18 metre derinlikte yatan 75 metre uzunluğundaki Monem Batığı. Erdinç Ergün, bu batığın zamanla sıradan bir enkazın ötesine geçtiğini belirterek, geminin balıkların beslendiği, barındığı ve çoğaldığı canlı bir ekosisteme dönüştüğünü söylüyor. Yıllar içinde batığın üzerinde oluşan canlı örtü, dalgıçlar için hem görsel hem de biyolojik açıdan zengin bir gözlem alanı haline gelmiş durumda.

Çeşme'nin su altı haritasında dikkat çeken bir diğer nokta ise 2017 yılında bir yapay resif projesi kapsamında bilinçli olarak batırılan TCSG 68 Sahil Güvenlik Gemisi. Bu batığın ilginç yönlerinden biri, içinde ünlü fotoğrafçı Mustafa Kapkın'ın 1960'lı yıllarda çektiği "Sünger Dalgıçları" adlı fotoğraf sergisinin sergileniyor olması; böylece dalış, aynı zamanda bir kültürel keşfe de dönüşüyor. Bölgede ayrıca barakuda sürülerinin, müren balıklarının ve yaşlı mercanların barındığı Yatak Odası Mağarası adlı doğal oluşum da dalgıçların uğrak noktaları arasında yer alıyor. Yedi farklı vatoz türünün gözlemlenebildiği ve yüzlerce vatozun bir arada görülebildiği Vatoz Tarlası ise Çeşme'yi deniz biyoçeşitliliği açısından öne çıkaran bölgelerden biri.

Erdinç Ergün'ün Çeşme'deki su altı mirası aile içinde de sürüyor. Ergün'ün büyük oğlu Derin, 2020 yılında Kemer Uluslararası Yarışması'nda birincilik elde ederken, küçük oğlu Doğa da 2026 Sony Dünya Fotoğraf Ödülleri'nde kısa listeye kalmayı başardı. Baba-oğul üzerinden kuşaktan kuşağa aktarılan bu ilgi, Çeşme'nin su altı dünyasının yalnızca bir turizm unsuru değil, aynı zamanda uluslararası alanda tanınan bir su altı fotoğrafçılığı mirası oluşturduğunu gösteriyor.

Kaynak: Ege Telgraf

İlgili Haberler